![]() |
Güneşli Bir Pazar Gününü Mahvetmek
-Merhabalar efendim, Size nasıl yardımcı olabilirim?
-İyi Günler, Şeyyy… Ben Pazar günümü mahvetmek istiyorum da… Bu konuda yardımcı olabilir misiniz bana!
-Merhabalar efendim, Size nasıl yardımcı olabilirim?
-İyi Günler, Şeyyy… Ben Pazar günümü mahvetmek istiyorum da… Bu konuda yardımcı olabilir misiniz bana!
-Tabi ki de, ne demek! Elimde çok güzel seçeneklerim var size sunabileceğim. Mesela benim size önerim Rumeli Hisarına kahvaltıya gitmeniz. Uygun mudur bilmem ama baya bir çöpe atacaksınız gününüzü böylece.
-Hay ağzınızla bin yaşayın, ne güzel de buluverdiniz. Tamamdır. İstikametimiz belli oldu! Hazırlanın ev ahalisi akıyoruz, kopuyoruz vohey.
Rumeli Hisarı Kahvaltı Kâbusu
Bölüm 1
Mutluluk
Her şey çok güzel başlamıştır… Gece istediğiniz saatte uyumuşsunuzdur… Sabah
yatağınızda nazlı boğuşmalarla bir o yana bir bu yana kıvrılıp durmuşsunuzdur.
Hafifçe yüzünüze vuran güneş ağabey sizi uyandırmıştır ve gerilerek evin geri
kalanı ne yapıyor diye bakmaya, bir evin içinde dolanmaya başlamışsınızdır.
Baktınız kimse uyanmamış, bir pencereyi açıp, temiz havayı içinize çeker ve kendinize
her şeyin güzel olacağına inandırırsınız. Dışarıda kahvaltı yapma çılgınlığı da
işte tam bu noktada başlamıştır.
Üzgünüm ki artık çok geçtir. Evin geri kalanı, pozitif enerjinizle dışarıda kahvaltı yapma motivasyonunuza kapılacak ve hemen duşlarını alıp, üstlerine en şirin kıyafetlerini giyip, sanki İstanbul’da 15 milyon insanın yaşadığını unuturcasına bir mutlulukla evden ayrılmaya başlayacaklardır.
Üzgünüm ki artık çok geçtir. Evin geri kalanı, pozitif enerjinizle dışarıda kahvaltı yapma motivasyonunuza kapılacak ve hemen duşlarını alıp, üstlerine en şirin kıyafetlerini giyip, sanki İstanbul’da 15 milyon insanın yaşadığını unuturcasına bir mutlulukla evden ayrılmaya başlayacaklardır.
Bölüm 2
Ulaşım ve Sıkıntı
Bir Pazar günü, tüm İstanbul’un bir haftanın yorgunluğunu
evlerinde atacağına inanıyorsanız, inanmaya devam edin. Gerçeklerle yüzleşmek
pek de zor olmayacak çünkü sizin için. Aslında o günde insanlar işe, okula
gider gibi Boğaz kenarlarına yığışıyorlar. Hepsi 10-11 arası kalkıyor. Hepsi
11.30 gibi evden çıkıyor. Ve gene hepsi, Boğaz kenarında bir yer bulabilmek
için saatlerini ve tüm enerjilerini o gün harcıyorlar.
Beşiktaş’tan başlayarak yaklaşık olarak İstinye civarlarına
kadar, o daracık yolda yığılmış olan zilyon tane arabanın, bünyenize vereceği
zarar zaten, içinizde dolup taşan mutluluğun bir süreliğine durmasına, yerini
küçük bir tedirginliğin almasına bırakıyor.
“Daha ne kadar yolda duracağız!” moduna hoşgeldiniz.
“Daha ne kadar yolda duracağız!” moduna hoşgeldiniz.
Aslında bu trafiğin asıl sorunu, boğaz kenarlarında
sıralanmış şık mekânların katil Valeleridir!
ü
Hiç beklemediğiniz bir anda, motosikletmişçesine
o daracık yolda iki arabanın arasından süzülebilir,
ü
20-30 metre arkanızdaki park ettiği arabayı,
anlayamadığınız bir şekilde, Önünüzdeki cebi dolu sahibine getirebilir,
ü
Ya da sizin arabanızı da gizemli bir şekilde
elinizden alıp, sizi mekânına sokabilir.
Trafiğin görünmez sorunlarıdır. Ve onlara bu yolda büyük
saygı duyulur.
Aynı zamanda, bu yol içerisinde, park etme ya da park
edilmiş bir arabayı yola sokma durumları da yaklaşık olarak 1 saat
kadar bekleme nedeniniz olabilir!
Bölüm 3
Mekâna Varış ve Stres
Hoş geldiniz efendim artık mekândasınız. Uzun süren
yolculuğunuzun ardından, karnınız daha da acıkmış ve bu sizi daha da hırçınlaştırmıştır.
Ama o da nesi?“Üzgünüm maalesef şu an için yerimiz yok, biraz beklerseniz hemen bir masa ayarlayacağım size.”
Garson-Anonim.
İşte bu lafı duyduğunuz anda, açlığınız, sabrınız,
etrafınızda yemek yiyen neşeli insan portreleri, sizi yanlış şeyler yapmaya
dürter. Ama boğaz kenarında kahvaltı yiyeceksinizdir, kararlısınızdır ve sonuna
kadar bekleyeceksinizdir. Bu yüzden derin bir nefes alıp sakinleşirsiniz.
İşte Kırılma anı da tam bu noktaya dayanır. Siz her ne kadar
onurunuzla oturacak bir yer sırası bekleseniz de, oralarda bir yerlerde sıraya girmeden,
25-35 yaşları civarında, büyük ihtimal sarı saçlı, affedersiniz ama “ Cazgır”
kod adlı bir kadın gizlice masalardan birine oturmaya çalışacaktır. Bu grup
arkadaşlarınızdan birisinin büyük ihtimal dikkatini çekecektir, hemen grup
olarak aranızda bu kadının kısa süreli bir dedikodusunu yapıp, patlamaya hazır
bomba gibi strese gireceksinizdir. Bazen bütün sırada bekleyenler de bu kadının
farkındadır ve büyük bir ordu savaşa hazırdır.
Merak etmeyin, bu kadın sizden önce bir yere oturamayacaktır.
Çünkü kavga edip büyük ihtimal boşalan yere siz oturacaksınız. Ama sorun şu ki daha
da gerilecek, daha da acıkacak, daha da hassas bir noktaya ulaşacaksınızdır.
Bölüm 4
Masa Problemi ve
Ağlama modu
Sabahtan beri hayalini kurduğunuz o boğaz kenarında
kahvaltı yapma isteği, artık mutlu sona doğru yaklaştı derken, Garson sizi, boğazı
kesinlikle görmeyen, yemek yiyen bir insan kümesinin içine oturtturur. Üzgünüm.
O mükemmel açlığınız, mutluluğunuz, hayat enerjiniz artık tamamen kaybolmuştur.
Savaştığınız onca yol, vale, kadın, mekan problemlerinin
yanında bu artık mücadele edemeyeceğiniz bir durumdur. Pahalı bir serpme kahvaltıyla hiçbir
özelliği olmayan bu yerde karnınızı anlayamadan doyurur daha sonra kalkar evin
yolunu tutarsınız.
Afiyet olsun.
Kahvaltı yapmak için tek yer Rumeli Hisarı değil! Boğaz'ı keşfedin =)
Anıl Birkan
09.04.2012






